Geleceğin Ordusu Dronelardan Oluşacak

0
812

1991 Elazığ doğumlu olan Erhan Turan Fırat Teknokent ‘de kurduğu ve yönettiği Havsan Robotik’in sahibi. Aynı zamanda Fırat Üniversitesi Mekatronik Bölümünde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

2013 yılında Fırat Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Bölümünde son sınıf öğrencisi iken ‘Tekno Girişim’ sermayesine başvuru yapan ve şuan ki çalışmasının mini modeli olan gözlü quadrocopter Sanayi Bakanlığı tarafından onaylanınca, Turan için uzun bir yolculuk başlamıştı. Bir yıl boyunca bu mini projeyi Tubitak ‘a sunmak için çabalayan Turan’ın asıl amacı seri üretime yönelik bir çalışma yapmaktı ve Tubitak ‘ın 1507 desteği başvurusu kabul edildi. Henüz seri üretime geçilmediği için fotoğraflarını paylaşamadığımız bu devasa eseri umut ediyorum ki çok yakında Elazığ semalarında göreceğiz.

Tubitak ‘ın desteği sayesinde hedeflenen noktaya geldiklerini belirten Turan, ‘Hava aracımızda bütün faydalı özellikleri toplamayı başardık. Ayrıca açık sistem kaynağı kullandığımız için çok daha ucuza mal ettik, bazı parçalarını kendimiz yaptık bazılarını ise satın aldık inşallah çok yakında seri üretime geçeceğiz’ dedi.

Elazığ’da Büyük Bir Marka Doğuyor :
HAVSAN Hava Savunma Aracı

Drone’lar Sadece Görüntüleme Amaçlı Kullanılmamakta;Öncelikle şunu belirtmemizde yarar var.Drone sadece görüntüleme amaçlı kullanılmamaktadır. Mesela bizim projemiz askeri amaçlı bir proje, amacımız ise faydalı bir yükü bir noktadan farklı bir noktaya taşımak. Bununda devresini ve kontrol tasarımını yaptık. Sıfır enerjiyle sadece nokta üzerine geldiğinde elektriklenerek ‘faydalı yükü’ otomatik olarak bırakıyor. Ve bunu yaparken step tarzı bir motora da ihtiyaç yok. Örneğin amazon’u bilirsiniz dünya çapında bir markadır. Bizim yazılımımızla onun arasında hiçbir fark yok bire bir aynı. Onlar da açık kaynak yazılımı kullanıyor bizde kullanıyoruz. Biz aynı zamanda gövdede tasarladık, mesela gövdemizin kalıbını yaptırdık hizmet şefliğinde, şuan bu gövdeyi hafifletmeye çalışıyoruz 3,5 kg ağırlık bu çok fazla ama biz bunu 2 kg ‘a düşüreceğiz inşallah. Balistik kumaşları kompozit yapıda kullanacağız tek kumaş değil polyester ve fiber karbon kullanacağız bu sayede 2 kg ‘a düşecek inşallah . 2 kg da bu kadar büyüklükteki bir drone için çok iyi bir rakam. Geliştirdiğimiz bu gövde drone etkileyecek fiziksel hasarları oldukça minimize ediyor.

Drone’ların Taşıma ve Havada Kalma Süreleri;
Şuan droneumuzun kendi yükü 7 kg civarında ve biz 2 kg ‘lık faydalı yükle 10-15 dk arası havada tutmayı planlıyoruz. Bu ağırlıktaki bir drone için normal bir değerdir. Bu durum bütün dronelar için standarttır. Nedeni ise pil teknolojisiyle alakalıdır ve diğer şirketlerin bizim dronelarımız 30-40 dk havada kalır demesi pek de inandırıcı değildir. Çünkü kullanılan piller aynı!

Pil teknolojisini geliştirebilmek için yeterli bütçemiz bulunmamakta;

Pil teknolojisini geliştirebilme anlamında bir çalışma içerisine girmeyi düşünmüyorum. Çünkü büyük bir yatırım yapmak gerekir ve bizim o kadar imkanımız ve bütçemiz bulunmamaktadır.

Havada kalma süresi güneş enerjisi gibi enerjilerle arttırılamaz çünkü;
Şu aşamada mümkün değil, güneş enerjisi panellerinin en iyisi %23 verimle çalışıyor yani kendisine gelen enerjinin ancak %23 ‘ünü verebiliyor. Bu yüzden yüksek amper verebilecek bir çıkışları mevcut değil. Ayrıca bizim pillerin verdiği enerjiyi sağlamak için çok büyük paneller kullanılması gerekiyor. Buda yerden dikey bir şekilde havalanan araçlar için mümkün değil.

Droneların uzaktan şarj edilebilme imkanı var mı ?
Evet, şuan kablosuz manyetik alanla şarj imkanı var. Ancak bu büyüklükte bir araç için uygun değil.

Neden drone üretmek istiyorsunuz ? : Çünkü ‘Geleceğin Ordusu’

Çünkü geleceğin teknolojisi dronelar ve bence ‘’gelecekte her ülkenin bir drone ordusu olacak.’’ Drone artık tehlikeli bir araç haline geldi. Faydalı yanlarının yanı sıra tehlikesi de olan bir araç durumundadır. Mesela terör saldırılarında kullanılabilecek bir araçtır drone! Yani çok tehlikeli, dolayısıyla bir önlem alınması lazım. Bizim açımızdan yani asker ve polis tarafından savunma ve saldırı amacıyla da kullanılabilir. Fakat bu aracın teknik anlamda kötü olan yanı ebadı büyük olduğundan dolayı çabuk bulunup imha edilebilir.Ancak hava araçlarının (drone) küçükleri zor bulunduğundan vurulması da güç olur.Küçük olan dronelarında olumsuz yanı yük taşıma kapasitesi küçük olduğu için havada kalma süresi de kısa olur. Şuan saldırı amaçlı droneların geliştirmesi devam ediyor.
Drone’larımıza her türlü silahları da entegre edebiliriz !
Şuan bu teknolojiyle bu dronelara her türlü silahları da entegre edebiliriz. Yani tetikleme verebiliriz ama şu aşamada şirketimizin kaynakları açısından riski alabilmemiz pek de mümkün görünmemektedir. Hem maddi hem de yasal açıdan uygun değil.

Drone’ların En Önemli Özelliği Faydalı Yük Taşıyabilmesi;

Bu droneların bir başka faydalı yönleri de ilk yardım vb maddelerinin güvenli şekilde istenilen bölgeye taşınabilmesidir. Savaş anında önemini çok daha fazla gösterecektir. Ayrıca sivil amaca yönelik de kullanılabilir. Örneğin; üniversitede bölümler arası dosya veya evrak taşımada kullanılabilir.

50 Yıl İçinde İnsanlar ‘’Multikopterler’’ İle Ulaşımlarını Gerçekleştirecek !

Benim diğer bir öngörüm ise 50 yıl içerisinde elektrikli pil alanında büyük bir atılım olacak ve bu atılım sayesinde elektrikli multikopterler artık insan taşıyabilecek hale gelecek ve bu noktadan sonra kişisel araçlar haline gelecek. Kullanımı arabadan daha basit olacak ve hatta kişilerin kullanmasına bile gerek kalmadan görev yüklenerek motorları çalıştırılacak , otomatik görev pilotuna alındığı zaman kendisi hareket edecek. Şuan bunu geliştiren iki firma var; Çinli ve Alman firmalar… Şuan bizimde 16 motorlu bir projemiz var ve bir firmayla görüşüyoruz ve motorların tedarik edilmesini bekliyoruz.

Çalışmanızın Elazığ’a ve Ülkemize
Katkıları Nelerdir?

Ülkemizde bu konuda şuan fabrikasyon bir üretim yok. Genelde toplama ürünler yapılıyor ve buda katma değer sağlamamaktadır. İnovatif ürünlerin geliştirilmesi lazım ve bu ürünlerde ekonomik bütçe ile alakalıdır. Biz Havsan Robotik Firması olarak istediğimiz noktaya geldik. Sadece aracımızın gövde ağırlığını azaltmaya çalışıyoruz ve bunu tamamladığımızda seri üretime geçmiş bulunacağız. Piyasadaki Drone’ların Segmentinde ve Daha Uygun Fiyatlı Olacak Drone’lar Üreteceğiz; Şuanda devletimizin askeri ve sivil amaçlı aldığı dronelar belli bir firmaya aittir. Biz o firma ile aynı segment de olan ürünü daha düşük fiyata satacağız ve aynı zaman da eğitim ve uçuş garantisi de sağlayan bir firma olacağız ve bu durumun bizi avantajlı kılacağını düşünüyorum.

Devlet Desteği ve Teknokent ‘lerin Durumu;

Öncelikle şunu belirtmekte yarar var. Bugün Havsan markası doğduysa ve seri üretime geçebilecek noktaya geldiyse devletimizin vermiş olduğu destekler sayesindedir. Ancak yardımcı elaman çalıştırabilmek ve kolay malzeme teminleri için maaş yeterli gelmemekte. Dolayısıyla sıfırdan kurulan bizim gibi küçük firmalara tam destek verilmesi lazım. Devletimizin bizi Teknokent ‘lere muhtaç etmemesi lazım. Teknokent ‘lerin emlak ofisi gibi çalışması çok yanlış ! Buranın bize tek faydası sigorta indiriminde faydalanabilmemizdir. Katılmış olduğum bir toplantıda bakanımız uyarısını yapmıştı ‘’Teknokent” ler emlak ofisi gibi kullanılmaya devam ederse el koyarız, müdahale etmek istemiyoruz, kendilerine biran önce çeki düzen versinler.’’ Mesela şuan da burada 23 firma açıldı ama 5 ay sonra gelip bakın kaç firma kalmış olacak… Çünkü Teknokent ‘ler firmalara hiç bir türlü destek vermiyor! Tek amaçları girişimcilerin proje ile kazandıklarına ortak olmak ve bu parayı bir şekilde almak! Örneğin 30 metrekarelik bir ofiste elektrik faturası hiç 125 TL olur mu? Ücretlendirmeyi Teknokent kafasına göre yapıyor. Yönetim zaaflarla dolu. Kapı önünde ışık yok, güvenlik yok… daha bir çok sıkıntı bulunmakta. Umarım sizin sayenizde bu durumu duyurmuş oluruz ve bu denli önemli bir amaca hizmet eden Teknokent ve yöneticileri de gereken özeni gösterirler.

Girişimci Gençlere ve Öğrenci Arkadaşlarıma Önerilerim;

Ben bir öğrenciye şunu diyemem girişimci olun diye bu tamamen bir risk meselesi! Ama ben bu riski göze aldım, hatta bunun için ailemi bile karşıma aldım. Yanımda 4 tane mühendis çalışıyor, fakat babam hala; ‘git sigortalı bir işte memur ol’ diyor. Şuan organizede kaç tane firmaya giderseniz gidin bir mühendis bile yok. Yani nitelikli elaman çalıştıracak şirket sayısı çok az. Ama Allah ailemden razı olsun bana maddi ve manevi desteklerini verdiler. Hatta babamın arabasını satıp işime yatırdığım bile oldu.
Bu yola girecek olan genç arkadaşlarım şunu unutmasınlar , her şey istedikleri gibi olmayacaktır. Bir defa ekonominizi sağlama almanız lazım. Yani para akışının olması lazım. Sermaye olarak bir şeylerin olması lazım ya da ailesinden gelecek ya da farklı işler yaparak o sermayeyi sağlamaları lazım . Yani ya memur olup rahat edecekler yada girişimci olacaklar. Eğer girişimci olacaklarsa problem çok, saymakla bitiremem. Fakat ‘emeğin karşılığını almaya başladıklarında onun vermiş mutluluk hiçbir şeye değişilmez ve onun mutluluğunu da parayla satın alamazsınız.’ Gençler artık bilinçlendiler ama girişimci olabilmek ve başarılı olabilmek için yetinmemeleri lazım! hep daha çok bilgi edinmeliler, daha çok emek harcamaları lazım…