Sessizliğinde Bir Dili Var

0
713

Yanı başımda ki işitme engelliler gibi benim yolculuğum…
Konuşmadan öyle güzel anlaşıyolardı ki tıpkı benim gibi…
Ben ve seyre daldığım sisli dağlar ve muazzam manzara gibi. Bir balıkçı lokantasının önünden geçerken otobüsü acilen durdurtup indim.
Çok tatlı küçük bir mekan, içeri girince yaşlı bir amca heyecanla yerinden kalkıp bana hoşgeldiniz buyurun dedi.İçeri geçtim fakat daha girerken
balkonun manzarası gözüme ilişmişti hemen ilerledim ve kapıyı açtım hava biraz soğuk olduğu için kimse yoktu. Küçük bir iskemleye oturdum.

”Hafiften içime bir titreme girdi”
Soğuk pekde umrunda değildi çünkü hemen önümden geçen nehirin tatlı şırıltısı ve görünen benekli alabalıklar bana üşümeyi unutturuyodu.
Nefes aldığımı hissediyorum her nefesde içime huzuru çekiyorum öyle güzel ki burası karşımda tarif edemeyecegim şekilde bir manzara var heryeri orman kaplamış
çok uzaktan görünen evler var bacalarindan çıkan dumandan dolayı fark ediyorum. Şehirden kilometrelerce uzak marketin olmadığı biryerde doğayla iç içe yaşıyolar kendi
ürettikleriyle tamamen doğal yaşamak bunların hayatı olsa gerek. Dalmıştım biran yüzüme çarpan damlalarla kendime geldim. Yağmur yavaştan başlamıştı, hatta yağmak için geç bile kalmıştı. Beyamca, balığın hazır demesiyle içeri geçtim. İçeride gümbür gümbür yanan bir soba vardı. Hemen ellerimi üzerine tuttum, soğuktan hissetmediğim ellerimin dile olsa muhtemelen şuan isyan ediyor olurdu. Sobanın dibine oturdum, balığın kokusuyla çok acıktığımın farkına vardım kızarmış mükemmel görünen alabalığımı yemek için sabırsızlanıyorum beyamcanın hanımıda salatayı getirdi belli ki birlikte idare ediyolar…
Salatada çok hoş görünüyor balığın yanında gidebilecek en güzel meze, tam sevdiğim şekilde havucu unutmamışlar üzerine bolca limonu sıktım birazda tuz ohh işte budur dedim içimden ve hızla yemeye başladım gerçekten çok lezzetli, öyle ya sanki günlerdir yemek yememişim gibi…
Beyamca yanıma geldi var mi bi isteğin dedi. Gülümseyerek tek isteğim bu otobüs yolculuğunun bu hayalle devam etmesi dedim.
Aslında engel diye bişey yok şuan hala izlediğim işitme engelliler gayet güzel anlaşıyolar ve bir şekilde dertlerini anlatıyorlar birbirlerine.
Hayat herşeye rağmen güzel…
Birgün kendinize iyilik yapın ve yolculuğunuz devam ederken hiç hesaplamadığınız o balıkçı lokantasında kısa bir mola verin. İçeri girin ve girerken
muhakkak kapının gıcırtı sesini duyun…

Otobüde 4 işitme engelli vardı ve herkesten daha çok iletişim kurdukları kesindi.
Hatta biri telefonla konuşuyordu daha doğrusu elleriyle…
Engeller içimizde, aslında sessizliğinde bir dili var.
Engeller bizim içimizde…
Herkesin ahlak kuralları gereği sessiz olması gereken bu otobüs yolculuğunda dilleri elleri olan, ‘engel tanımaz güzel insanlardan’
kimse rahatsız olmuyordu fakat onlar bangır bangır konuşuyorlardı…

Yazar: M. Enes Daş