Dedik ya El-Aziz

0
846

Bekleyişler sebeplidir. Yorar adamı. Kimileri bunaltır, kimi bekleyişler ya sabır çektirir…
Ya sevdiğini, eşini dostunu beklersin. Ya kavuşabilmek için bitmesini istediğin yolculuğu.

Bazı bekleyişler ise sebepsizdir. Tarihin içinde kaybolmuş bu köyde marketin, parkın olmadığı bu yerde bekleyişin bir sebebi yoktur.
Günümüz çocuklarını evlere bağlayan bilgisayar, internet gelmemiştir bu köye… Eşekler çocukların oyuncağı olmuş, bozulan oyuncakları tamir etmekte çocuklar usta olmuştur.
Yenisini almak yoktur, var olanın kıymetini bilmek vardır bu köyde…

Bizim buraların insanı serttir.Biraz duruşu diktir.Değil el öpe aleme eyvallahı yoktur…
Altdudağı hep daha bir öndedir.Gamzeleri hep çenelerine düşmüştür öyle vara yoğa gülmezler.Kısa konuşur sözü uzatmaz haklıya kol kanat gerer haksıza cihanı dar eder. Ama yüreği pamuktur belli etmez.Sever ama söylemez .Güler ama bıyıklarından fırsat gelmez. Amcamızda yiğitler diyarı Anadolu’nun bu toprakların öz çocuğudur.Fırat nehrinde yıkanmış aşılmaz dağları aşmış Harput kalesine ferman yazmış ne bileğinin büküldüğü görülmüş ne sırtının yere geldiği bilinmiş toprağın bağrında yanmış toprakla haşır olmuş topraklar dost olmuş varını yoğunu o bilmiş eskilerin has adamıdır El-aziz’li amca.
Sor hele derdini söyler mi şükür bilir eskilerin adamı.Sor hele bir ihtiyacı varı hamd eder bizim memleketin yiğitleri.70 ini devirmiş belki ama daha yüzünde boşluk dı hasan amcanın elvan elvan çizikler oluşacaktı.Ahali duy bu sözü öyle yaşlılık yoktur bizim memlekete.Alır sırtına sabanı koyar azığına temreni ne eyvallah eder nede dert yanar dedik ya El aziz…

Yazan: Ahmet Ali Çakan